Başarılı ve Yenilikçi Bir İş Kadını: Özgül Özkan Yavuz

“İstanbul çok kültürlülüğün ve enerjinin kentleşmiş hali…”

İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu Genel Müdürlüğü görevine getirilen, turizm ve MICE alanındaki başarılı kariyeri ile dikkatleri çeken Özgül Özkan Yavuz ile İstanbul’un en güzel manzaraya sahip yapılarından biri olan İstanbul Ticaret Odası’nın Eminönü’ndeki binasında bulunan ICVB ofisinde keyifli bir röportaj gerçekleştirdik

Merhaba Özgül Hanım öncelikle ICVB hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?

“İstanbul’un dünya kongre istatistiklerinde en çok kongre ve toplantı düzenlenen 8. şehir olmasında ICVB’nin katkıları çok büyük.”
İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB), 1997 yılında Türkiye´nin ilk destinasyon tanıtım ofisi olarak, Turizm Geliştirme Eğitim Vakfı (TUGEV) tarafından kuruldu. ICVB, İstanbul’un kongre, konferans, fuar alanlarındaki organizasyon gücünü ve altyapısını yurt dışında ve içinde tanıtıp pazarlamasına yardımcı olmak amacıyla belli faaliyetlerde bulunuyor. İstanbul’un dünya kongre istatistiklerinde en çok kongre ve toplantı düzenlenen 8. şehir olmasında ICVB’nin katkıları çok büyük. ICVB’nin üyelik sistemine göre bünyesinde kongre merkezleri, oteller, kongre düzenleyen acentalar (PCO / DMC), servis sağlayıcılar gibi turizm ve MICE sektöründe faaliyet gösteren şirketlerden oluşan 84 üyesi mevcuttur.

ICVB Genel Müdürü olarak hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?

 “Yeni dönemde PR ve marketing alanlarına özel önem vereceğiz.”
İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu, dünyada faaliyet gösteren CVB’ler arasında gurur duyacağımız bir saygınlığa sahip. Bizim ilk hedefimiz kongre, toplantı ve etkinlik sektörünün büyümesine paralel olarak İstanbul’u dünya sıralamasında ilk 5’in içinde görmek. Daha önce başarılı bir şekilde hizmet veren ICVB yöneticileri İstanbul’u kongre alanında iyi yerlere taşıdılar. Biz de hem kongre ayağını, hem de biraz daha zayıf kalan ziyaretçi tarafını güçlendirmek için projeler geliştireceğiz. İlk iş olarak yönetimi İstanbul Valiliği’nde olan “howtoistanbul” sitesini ICVB bünyesine kattık. Kurumsal yapımızın daha profesyonel işlemesi için, görev tanımlarımızda bazı değişiklerde bulunduk ve yeni departmanlar oluşturduk. Sosyal medya ve dijital dünyanın her alana hakim olan gücünü kullanmak için web sitemizin içeriğini zenginleştirerek sosyal medya hesapları açtık. Yeni dönemde PR ve marketing alanlarına özel önem vereceğiz. Kongre ve toplantı sektörünü büyütmek için de yeni iş birlikleri oluşturacağız. İki faktörün çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bunlardan birincisi, kentimizdeki entelektüel kapasitenin ve insan kaynağının doğru kullanımı, ikinci ise İstanbul’daki büyük ölçekli ekonomik gücü olan kurum ve kuruluşların kongre sektörü ile olan iletişimlerinin güçlendirilmesi. Önümüzdeki süreçte bu projelerimizi hayata geçirmeyi planlıyoruz.

Sizce MICE sektörünün potansiyeli ne durumda ve geliştirilmesi için ne gibi çalışmalar yapılmalı?

“Ben şahsen networkinglerin ve işbirliklerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.”
Genel olarak Türkiye, özelde ise İstanbul 90’lı yılların ortalarında itibaren kongre ve toplantı sektörüyle tanıştı. O yıllara kadar yapılan işler henüz farkındalık oluşturmamıştı. Şu an İstanbul’un sıralamada 8. olması yadsınamaz bir başarı ancak daha ileriye gitmesi için belli atılımlara ihtiyaç var. Yeni trendlerin takip edilmesi işlerimize canlılık getirecektir. Ben şahsen networkinglerin ve işbirliklerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. ICVB’nin ve diğer tanıtım kuruluşlarının tek başına çabası yetmiyor. Bu yüzden sektördeki tüm oyuncuların uluslararası arenada ön plana çıkması gerekiyor. Firmalar artık daha sık eğitim programlarına katılmalı ve hatta kendi bünyelerinde de bu programları düzenlemeliler. Yani sadece iş almaya çalışarak günü kurtarabiliriz ancak prestijli alanlarda ve derneklerde kendimizi konuşmacı, aday veya üye olarak lanse edebilirsek sektör anlamında önümüzün daha fazla açılacağını düşünüyorum.

Turizm pazarlaması ile kongre ve toplantı pazarlaması arasında ne gibi farklar var?

“MICE pazarlaması zihinler ve rasyonel durumlar üzerinden ilerler.”
Turizm pazarlaması ziyaretçiye ve nihai tüketiciye yönelik bir pazarlama türü iken, kongre ve toplantı pazarlaması direkt olarak karar vericiye yönelik. Turizm pazarlaması tek bir nokta atış ile tüketicinin karar vermesinde etkili olabilir ancak kongre ve toplantı sektöründe karar vericilerini etkilemek için daha detaylı ve konsept çalışmalar yapmak gerekir. Daha önce de belirttiğim gibi MICE sektörü, güçlü bir marketing ile geliştirilebilir. Özetle söyleyebilirim ki turizm pazarlaması bireylerin ve toplulukların zevklerine göre değişkenlik gösterirken MICE pazarlaması zihinler ve rasyonel durumlar üzerinden ilerler.

İstanbul’daki etkinlik mekanları hakkında neler düşünüyorsunuz?

“İstanbul’un tarihi dokusunu ve kültürel zenginliklerini yansıtan farklı ve özel mekanlar bizim için önemli bir avantaj.”
Şehrimizdeki kongre merkezleri dünya standartlarındadır. Teknik ekipmanından görevli personeline kadar her detay düşünülerek hizmet veriliyor. Kongre merkezlerinin dışında neredeyse tüm büyük otellerimizde toplantı imkanları mevcut. Yani kapasite ve altyapı açısından bir sıkıntımızın olduğunu düşünmüyorum. İstanbul’un tarihi dokusunu ve kültürel zenginliklerini yansıtan farklı ve özel mekanlar bizim için önemli bir avantaj. Konaklama tesisleri konusunda sıkıntımız şu ki; birçok yatırımcı 5 yıldızlı otellere yönelmiş vaziyette. İstanbul’un artık 3 ve 4 yıldızlı otellere daha fazla ihtiyacı var. 4 yıldızlı otel kapasitesi soran kongreler var ve biz bu tip işleri şehir olarak baştan kaybediyoruz.

Sizce ACE of M.I.C.E. Exhibiton’nın ve ACE of M.I.C.E. Kongre,Toplantı ve Etkinlik Ödülleri’nin sektöre ne gibi katkılar oluyor?

 “Barselona’nın EIBTM’i, Frankfurt’un IMEX’i nasıl ki bu şehirlerin markası haline gelmiş ise ACE of M.I.C.E. Fuarı da İstanbul’un markası olacaktır.”
Ben Turizm Medya Grubu tarafından düzenlenen bu iki önemli organizasyonun çok gerekli ve pozitif bir girişim olarak düşünüyorum. İstanbul’da ve Türkiye’de MICE sektörünün kendisini geliştirebilmesi için kendi bünyelerinde etkinlikler düzenlemesi gerekiyor. ACE of M.I.C.E. Fuarı geçen yıl ilk kez düzenlenmesine rağmen birçok otoriteden iyi not aldı. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da ICVB olarak fuarda yer alacağız ve sektör partneri olarak destek veriyoruz. Ben ACE of M.I.C.E. Fuarı’nın İstanbul’un bir markası olabileceğine inanıyorum. Bir fuarın etkin olabilmesi için panellerle, etkinliklerle ve eğitim programları ile zenginleştirilmesi gerekiyor. ACE of M.I.C.E. Fuarı’nın bu parametreleri en etkin bir şekilde tamamlayacağını düşünüyorum. Barselona’nın EIBTM’i, Frankfurt’un IMEX’i nasıl ki bu şehirlerin markası haline gelmiş ise ACE of M.I.C.E. Fuarı da İstanbul’un markası olacaktır. ACE of M.I.C.E. Kongre, Toplantı ve Etkinlik Ödülleri ise yarattığı interaktif ve rekabetçi ortam ile hem paydaşları bir araya getiriyor, hem de sektöre heyecan katıyor. Her iki organizasyon için Turizm Medya Grubu ve çalışanlarını kutluyorum.

Son olarak sizi iş sohbetinden uzaklaştırıp fırsat buldukça ne tarz aktivitelerden hoşlandığınızı sormak isteriz…
Ben bir eski eser hastasıyım desem abartmış olmam herhalde. Yurt içinde ve yurt dışında yer aldığım gezilerde, bulunduğum şehirlerin tarihi yapılarını ve kültürel eserlerini görmek ve tanımak için özel bir zaman ayrırım genellikle. Onun dışında şehrimizdeki film ve tiyatro festivallerini elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum. Belki de beni en çok heyecanladıran yaz akşamları İstanbul’da bir açık havada konser dinlemek. İşte bu gerçekten paha biçilmez bir aktivite…

Özgül Özkan Yavuz kimdir?
Özgül Özkan Yavuz, 1995 yılında ODTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümünden mezun oldu ve bir süre aynı üniversitede araştırma görevlisi olarak çalıştı. ODTÜ’de Kentsel Politika ve Yerel Yönetimler, İngiltere’deki Birmingham Üniversitesi’nde ise Turizm Politikaları ve Yönetimi alanlarında yüksek lisans dereceleri aldı.  1997 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın çeşitli birimlerinde çalışan Yavuz, 2004-2007 yılları arasında Hollanda Kültür ve Tanıtma Ataşesi olarak görev yaptı. 2008-2010 yıllarında İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nda uluslararası tanıtımdan sorumlu Turizm ve Tanıtma Direktörlüğü görevini yürüten Yavuz, bu dönemde İstanbul’un uluslararası alanda bir kültür ve sanat destinasyonu olarak tanınması için gerçekleştirdiği faaliyetlerle başarı sağladı. Özgül Özkan Yavuz, 2011 yılından bu yana İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktaydı. İstanbul Valiliğince kurulan İstanbul’un ilk resmi tanıtım sitesi howtoistanbul.com çalışmalarında yer alan Yavuz’un destinasyon planlaması, şehir pazarlaması, kültür turizmi ve şehir turizmi alanlarında araştırma, sunum ve yazıları bulunuyor.