Magicbox: “Her proje yeni bir duygu, yeni bir deneyim”

MICE sektörünün en profesyonel ve en deneyimli firmalarından biri olan Magicbox’ın Kurucusu ve Genel Müdürü Vedat Coşkun’la keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Bize kendinizden ve iş hayatınızdan bahseder misiniz?

İş hayatına çok küçük yaşlarda başladım diyebilirim, lisede hem okuyup hem çalışıyordum. Daha sonra, Milliyet Gazetesi’nde iş hayatıma devam ettim ve Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’ne geçtim. Orada 10 yıllık bir kariyerden sonra da 2006 yılında Magicbox’ı kurdum ve o gün bu gündür devam ediyorum.

Firmanızın yapısından bahseder misiniz? İş bölümü ve operasyon kısımları nasıl ilerliyor?

Firmamın Genel Müdürlük görevini ben yürütüyorum ve bir de genel koordinatörümüz var. Tam olarak 10 tane de proje koordinatörümüz mevcut. Herkesin uzmanlık alanlarına göre farklı görevleri var, 10 proje koordinatörümüzün bir kısmı kongrelere bakıyor, bir kısmı “Live” işlere yani MICE sektörünün işlerine bakıyor, diğer kısım da İstanbul Kongre Merkezi’nin teknik işletmesinin sahibi biz olduğumuz için orada çalışıyorlar.

Magicbox MICE sektörüne ne tür hizmetler veriyor?

Magicbox, MICE sektörüne teknik hizmetler kapsamında ses-ışık-görüntü, prodüksiyon hizmetleri vermektedir. Sloganımızda da bahsettiğimiz gibi Magicbox, MICE sektörünün iletişimini sağlıyor. Magicbox iletişimin gücüne inanıyor. “Her proje yeni bir duygu, yeni bir deneyim”, “Her proje yeni bir paylaşım, yeni bir emek” ve “Her proje daha fazla iletişim” sloganıyla çalışıyoruz ve her zaman daha iyisini yapmaya gayret ediyoruz.

Magicbox markasının oluşumu nasıl gerçekleşti? Bu başarının sırrını öğrenmek istiyoruz…

Magicbox’ın temelleri 1996 yılında benim Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde işe başladığım güne gidiyor aslında. Şu anki mevcut kadromuzdaki çalışma arkadaşlarımın bir kısmı, genel koordinatörümüz gibi, o dönem Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde görev almış arkadaşlar. Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde çalışırken gerçekleşmiş olan çok büyük etkinliklerle edindiğimiz tecrübelerimizi Magicbox’a aktardık. Lütfi Kırdar’ın ilk kongre merkezi olması dolayısıyla o dönem tüm kongrelerin ve büyük etkinliklerin içinde olmak da bizim için büyük fırsat oldu. Magicbox’ta da tecrübelerimizin üzerine koyarak, iyi personel, iyi eğitim ve iyi malzeme kullanarak ve de müşterilerimizi iyi anlayarak ve tabii ki müşterimizin müşterilerinin ne istediğini anlayarak, müşteri memnuniyetine ön vererek işimizi ilk günkü azmimiz ve heyecanımızla devam ettirerek bu günlere ulaştık.

Türkiye MICE sektörünün gelişimini nasıl görüyorsunuz? Sektörün daha ileriye gitmesi için neler yapılmalı?

MICE sektörü, ülkenin içinde bulunduğu durumdan dolayı biraz durgunluk döneminden geçiyor. Ancak takdir etmek gerekir ki; ben ilk sektöre giridiğimden bu yana, çok fazla gelişim göstermiş durumda. Geçmişte binbir uğraşla yaptığımız baskıları şimdi bir tuşla yapabiliyoruz. O zamanlar aklımıza bile gelmeyecek teknolojik gelişmelerin getirdiği imkanlarla ortaya harika işler çıkıyor. Artık toplantı içerikleri bile dijitale döndü. Dijital artık bu sektörde çok önemli bir konumda. Tepegözler ve slayt makinalarından 2mm’lik ledlere geldik. Nereden nereye geldik, bu da iletişimin gücü.

2017 yılı sizin için nasıl geçiyor? 2018 yılı için hedefleriniz ve beklentileriniz nelerdir?

Açık konuşmak gerekirse, Dünya Petrol Kongresi oldu, Dünya Nöro Şirurji Kongresi gerçekleşti ve bunlar da yazın yapıldı. Bu bağlamda da şu ana kadar hedeflerimizi tutturduk. Bu zamandan sonra da işlerimiz açıldı ve devam ediyor. 2018 hakkında ilk söyleyebileceğim şey; umudumuz çok. Geçirdiğimiz süreç yüzünden büyük uluslararası işlerin ülke dışına çıkması ve tekrar dönmelerinin 2-3 seneyi bulacağı konusu, MICE sektöründe doğal olarak biraz daralma gerçekleştiriyor.

Magicbox’ın projelerinden bahseder misiniz?

Magicbox bir prodüksiyon şirketi, bir işin tüm teknik kısımlarını baştan aşağı yapan bir kabiliyete sahip ve bunun için de gerekli altyapımız mevcut. Yeniliklere de her zaman açığız. Ekibimizin birçoğu ve ben fuarlara gidiyoruz, yenilikleri temin ediyoruz, yeni yatırımlar yapıyoruz ve her zaman da yapacağız. Bizim gibi şirketlerin devamlı yatırım yapması gerekiyor, kazandığımızın büyük bir kısmını yatırımlarımıza harcıyoruz. Her yeniliği almak zorundayız ve bu yeniliklerle de sektöre değer katmaya devam etmeliyiz.

ACE of M.I.C.E. Exhibition ve Awards hakkında neler söylemek istersiniz?

ACE of M.I.C.E.’ın en başından beri varım. Sektöre hareket getirdi, güzellikler getirdi. Herkesin heyecanla beklediği bir etkinlik halini aldı. Her konuda olabileceği gibi ACE of M.I.C.E. için de eleştiriler olacaktır, meyve veren ağaç taşlanır. Hiçbir zaman kimse her zaman doğruyu yakalayamaz ama buna gayret gösterildiğine inanıyorum ve görüyorum ki bunu da yapıyorlar. Eleştiriye açık olması çok güzel ve sürekli bir gelişim halinde oluşu yüzünden sektörün vazgeçilmezi oldu. Fuar da sektörün buluşma noktası konumunda ve bu özellikle kişisel olarak beni mutlu ediyor. Bir yıl görüşmediğim sektörden arkadaşlarımın hepsini orada görebiliyorum. Umarım uluslararası katılım biraz daha artar ve her şey daha da güzel olur.

İş dışında neler yapmaktan hoşlanıyorsunuz?

İki şeye sardım, biri motosiklet tutkum. Geçtiğimiz yaz tüm Avrupa’yı motosikletimle dolaştım. Diğeri de, amatör denizcilik kursuna gitmeye başladım ve hayvanları çok seviyorum.