MICE Sektörünün Başarılı ve Sevilen İsmi: Seda Mızraklı Ferik

Lider birçok markaya yıllardır başarıyla hizmet sunan, KREA M.I.C.E.’ın kurucusu ve CEO’su ve TÜRSAB MICE Komitesi Başkan Yardımcısı Seda Mızraklı Ferik ile kongre, toplantı, etkinlik sektörü üzerine keyifli bir görüşme yaptık.

Seda Hanım, bize kendinizden bahseder misiniz? 
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü ve İşletme Bölümü’nde eğitim gördüm. Yeditepe Üniversitesi’nde MBA programına devam ettim. Colgate ve Beymen’de Satış, Pazarlama ve Ürün Yönetimi bölümlerinde yönetici olarak çalıştıktan sonra, Turkcell’de Direct Marketing / Events bölümünü kurdum ve yönettim.

2002 yılında, 12 yıllık bir sektörel deneyim ile KREA’yı kurdum. KREA bugün, KREA M.I.C.E (toplantı, seyahat, kongre, etkinlik yönetimi), KREA DIRECT, KREA DIGITAL, KREATİF (çizgi altı reklam) markaları ile 360 derece müşteri memnuniyeti yaratan, 300’den fazla markaya hizmet vermeye devam eden bir şirket geldi. KREA’nın hizmet vermiş olduğu müşterileri arasında, Procter & Gamble, Coca-Cola, İş Bankası, Turkcell, Microsoft, Opet, Yapı Kredi Bankası, Henkel, Ferrero, Petrol Ofisi, Sinpaş Yapı, Milupa, TEB, BP, Samsung, Trakya Cam gibi birçok lider kuruluş bulunuyor.

20 yılı aşan turizm, etkinlik yönetimi ve dijital pazarlama bilgi ve tecrübelerimi, ekiplerimiz ve müşterilerimiz ile 4000’den fazla projede yaratıcı fikir ve uygulama alanında kullanma imkanım oldu. Üretkenlik, yaratıcı fikirler ve teknolojinin harmanlanmasından doğan enerjinin, tüm projelerimizdeki başarının sırrı olduğunu düşünüyorum. Sektörümüz ile ilgili Türkiye’de ve dünyada her türlü gelişmeyi çok yakından takip ediyorum.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) M.I.C.E. Komitesinin Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısıyım. Genç Yönetici ve İş Adamları Derneği’nin (GYIAD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Konferans Komitesi Başkanı’yım. Doğrudan Pazarlama Derneği’nin (DMA) Türkiye’deki ilk üyesiyim. Aynı zamanda Uluslararası Direct Marketing “Liderlik Ödülü’nün” Türkiye’deki tek sahibiyim.

Uluslararası Toplantı Yönetimi Profesyonelleri Derneği (MPI), Uluslararası Özel Etkinlikler Derneği (ISES), Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği (IPRA) üyesiyim. Aynı zamanda son dönemde uluslararası birçok konferansın da konuşmacı listesinde bulunuyorum.

Nasıl bir yöneticisiniz, olmazsa olmaz kurallarınız nelerdir?
Öncelikle sonuç ve başarı odaklıyım. Her zaman az laf, çok iş üretme taraftarıyım. Ekip seçimine büyük önem veririm. Herhangi bir projede kullanılan ekipmanlar aynı olmasına rağmen, iş sonuçlarının personelin bilgisi, tecrübesi ve yaklaşımıyla değişebileceğini biliyorum. Personel kalitesi, yönetim anlayışı ve farklı bakış açısı, iş sonuçlarında farkı yakalamanızı sağlıyor. Ekip çalışmasına inanırım. Ekip motivasyonu benim için kritik bir unsur. Bence kişilerin karakter özellikleri yaptıkları işe uygun olmalı. Oldukça dışa dönük, enerjik ve işini seven bir insanım. Ekibimdeki arkadaşlarda da pozitif enerji ve güler yüz kesinlikle benim için olmazsa olmaz bir unsur. İnsan Kaynakları yöneticilerimiz ile birlikte ekiplerimizdeki tüm arkadaşların kişisel gelişimlerine önem veriyoruz. Başarıyı teşvik ediyorum. Başarılı arkadaşların önünü açmaya, daha fazla yetki ve sorumluluk vermeye gayret ediyorum. Yine de, aşamadıkları bir nokta olursa hemen arkalarında olduğumu, destek olacağımı hissettiriyorum. Düşüncelerimi hem ekibime, hem de müşterilerimize açık, şeffaf ve net şekilde aktarıyorum. Bilgi paylaştıkça büyüyor. Kişisel gelişime önem veriyorum. Açık iletişim ve 360 derece değerlendirme sistemlerini destekliyorum. Özellikle bizim sektörümüzdeki gibi zaman zaman neredeyse 7/24 çalışılması gereken işlerde, tüm ekibin bitmeyen bir istek ve enerji ile aynı hedefe doğru koşması ve bu koşunun da süreklilik sağlaması çok önemli. İşte o zaman “sıfır hata” olan, mükemmeli yakalamış işlere ulaşabiliyoruz.

KREA M.I.C.E’ın, faaliyetlerini ve öne çıkan özelliklerini anlatır mısınız? 
KREA M.I.C.E olarak, toplantı yönetimi, kongre ve konferanslar, turizm incentive projeleri ve etkinlikler yapıyoruz. TÜRSAB’a bağlı A Grubu Seyahat acentasıyız.

Biraz detaylandırmak gerekirse, VIP etkinlikler, özel davet ve galalar, bayi toplantısı organizasyonları, yurt içi ve yurt dışı incentive seyahat organizasyonları,yurt içi ve yurt dışı kongre ve konferans organizasyonları, kurumsal satış ve eğitim toplantıları, basın toplantıları, road show´lar, marka iletişim etkinlikleri, lansman projeleri, alışveriş merkezi stant aktiviteleri, ünlüler ile yapılan etkinlikler, üniversite etkinlikleri, konser organizasyonları, spor etkinlikleri, fuar etkinlikleri ve sponsorluk projeleri yaptığımız projelerin başında geliyor. Aynı zamanda stratejik iş birliği yapabilecek iki veya üç markayı bir araya getirerek “kazan-kazan” ortamı yaratacak büyük etkinlikler de yapıyoruz. Etkinliklerimizde zaman zaman 700-800 kişinin günlerce takım halinde çalıştığı ve 30 bin – 40 binden fazla kişiyi ağırladığımız oluyor. Dolayısıyla, büyük ölçekli çalışmalar konusunda tecrübeliyiz. Yurtdışında da büyük operasyonlar gerçekleştiriyoruz. Bu nedenle uluslararası tecrübeye de sahibiz.

Türkiye’den hizmet sektöründe de dünya markası çıkacağını düşünüyorum.

Bizlerin olumlu bakış açısı, hızlı hareket etmesi, operasyonel olarak dayanıklılığı, pratik zekası, yaratıcılığı, güler yüzü ve enerjisinin yurt dışında yaptığımız işlerde hemen fark yaratması dikkat çekiyor.

KREA’nın KREA DIRECT, KREA DIGITAL ve KREATİF gibi diğer alt markalarının da şirketimizin bünyesinde olması, kendi içimizde hem yazılım, hem de tasarım ekiplerimizin olması, bu ekiplerimizin yıllardır entegre bir şekilde çalışması, özellikle etkinliklerde dijital dokunuşun bu kadar öne çıktığı, günümüzde artı bir değer olarak entegre proje üretmemizi ve çok daha hızlı iş çıkarmamızı sağlıyor. Şirketimiz içinde hem turizme, hem etkinlik yönetimine, hem pazarlamaya eş zamanlı hakim arkadaşlarımız bulunuyor. Bu, bakış açısında ve iş sonuçlarında avantaj yaratıyor. İkincil olarak bu özelliklerimiz, projelerimizde doğru ve gerçekçi fikir oluşturma, hızlı hayata geçirme ve maliyet avantajı sağlıyor.

Bizi diğer MICE şirketlerinden ayıran başka bir özelliğimiz ise, Türkiye’de 9 bölgede, Amerika ve İspanya’da kendi ofisimizin olması. Böylece girdiğimiz ihalelerde olumlu bütçesel farklar yakalıyoruz.

Ülkemizde MICE sektörünün gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
MICE sektörü Türkiye’de son 10 yılda ciddi gelişme gösterdi. Uluslararası Kongre ve Toplantı Birliği (ICCA), her yıl ülkelerin bu konudaki sıralamasını yayınlıyor. Bu sene mayıs ayında yayınlanan rapora göre, Türkiye, gerçekleştirilen toplantı sayısında 190 toplantı ile dünya sıralamasında 19. sırada yer alıyor. 2014 yılının birincisi olan Amerika Birleşik Devletleri’nde 831 toplantı yapılırken, diğer ülkelerde bu sayı sırayla Almanya’da 659, İspanya’da 578, İngiltere’de 543, Fransa’da ise 533. 2 yıl önce Türkiye’nin 23. sırada olduğu göz önüne alındığında yavaş bir yükseliş söz konusu diyebiliriz. Ancak daha gideceğimiz çok yol olduğunu itiraf etmemiz gerekli. Haliç Kongre Merkezi, Efes Kongre Merkezi gibi açılımların olumlu etkileri mutlaka var. Türkiye’nin; doğal güzellikleri, kültürü, tarihi değerleri, sıcakkanlı, hizmet kalitesi hızlı insanları, stratejik lokasyon olarak Avrupa’ya yakın uçuş mesafesi gibi artıları var. Sıralamada önümüzde olan birçok ülkede, bu unsurların hepsini bir arada bulmak oldukça güç. Ancak iş altyapıya, konferans alanlarının büyüklüklerine, konaklama kapasitelerine gelince, bugünden itibaren daha büyük düşünülmesi gerektiğinin altını özellikle çizmek isterim. Halihazırda yapılan turizm yatırımlarında kapasiteler maalesef büyük kongre ve konferanslar için yeterli değil. Bu husus, büyük kongrelerin ülkemize gelmesinin önünde büyük bir engel. Yine Türkiye’deki politik gelişmelerin yurt dışı basında olumsuz yansımaları da artarak devam ediyor. Umarım, ülkemizde politik istikrar bir an önce sağlanır, yatırımlar ve yatırım kapasiteleri de bununla birlikte artar.

Sizce İstanbul, MICE sektörü anlamında hak ettiği değeri görüyor mu? Sektörün yükselen bir trend yakalaması için hangi alanlarda ne tür iyileştirmeler yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?
İstanbul, ICCA endeksine göre gerçekleştirdiğimiz 130 toplantı ile bu sene dokuzuncu sırada yer aldı. Birinci 214 toplantı ile Paris olurken, 202 toplantı ile Viyana ikinci, 200 toplantı ile Madrid üçüncü oldu. Türkiye özelinde bahsettiğim altyapı yetersizlikleri -ki İstanbul’da ulaşım sorunu, trafik sorunu gibi başka sıkıntılar da devreye giriyor- kapasite problemleri ile birleşince otomatik olarak, diğer marka şehirler ile girdiğimiz rekabette bizlere dezavantaj getiriyor. İstanbul’da yeni oteller açılmaya devam ederken, bu otellerin yatak kapasitelerinin ve toplantı salon kapasitelerinin yeterlilik sağlaması oldukça önemli. Ayrıca, İstanbul’a yakın mesafede kongre ve konferans ağırlıklı yatırımlar yapılması da bir çözüm önerisi olabilir.

ACE of M.I.C.E. Exhibition ve Ödül Töreni’nin sektöre olan katkıları hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? 
Bu sene KREA M.I.C.E olarak ACE of M.I.C.E. fuarına katıldık. Hem bu sene hem geçen sene etkinliğin konuşmacılarından biriydim. Aynı zamanda, ACE of M.I.C.E. ödüllerinde Jüri Üyesi idim. ACE of M.I.C.E.’ın ana hedefinin, sektörü bir araya getirmek, başarı ve farklılıkları ödüllendirmek, motivasyon sağlamak ve sektörü daha ileri götürmek olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda, sektörümüzü oluşturan tüm paydaşların yüksek katılımının bu iletişimi artıracağına ve vizyonlarını geliştireceğine inanıyorum. MICE sektörünün fuar ve konferanslarının dünyadaki örneklerine de yıllardır katılma imkanı buldum. Bu nedenle kıyasladığımda, Türkiye’deki ödüllendirme prosesinin çok daha başarılı olduğunu gözlemliyorum. Bununla birlikte, yılda bir kez yapılan bu sektörel buluşmanın haricinde tüm paydaşlarımızı TÜRSAB bünyesinde bulunan ve Başkan Yardımcılığını üstlendiğim M.I.C.E. komitemizin aylık toplantılarında da görmeyi, sektörel paylaşımlar yapmayı her zaman arzu ediyorum.