Yeni Nesle Hitap Eden Yeni Nesil Çözüm Ortağı: P4 Training

Mutlu ve başarılı çalışanlar misyonuyla yola çıkan, 20 yıllık kurumsal tecrübesini masanın diğer tarafına taşıyarak müşterileriyle aynı dili konuşan P4 Training’i, Kurucusu Mehmet Debbağ ve Yönetici Ortağı Beyza Özkan ile konuştuk…

 

Bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

Ben Beyza Özkan, İstanbul’da doğdum. Marmara Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Sabancı Holding İnsan Kaynakları Departmanı’nda işe başladım. 13 yıl insan kaynaklarında çeşitli bölümlerde görev aldıktan sonra, 7 yıl Aksigorta’da Eğitim ve İç İletişim Birim Yöneticiliği yaptım. Masanın müşteri tarafından, müşteriyi anlama ve ona hizmet sunabilme tarafına geçerek, 20 yıllık kurumsal iş deneyimimi yeni çizdiğim yolda kullanmak üzere P4 Training’le Yönetici Ortak olarak yollarımızı birleştirdik.

Ben Mehmet Debbağ, ODTÜ işletme mezunuyum. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde aldığım oyunculuk derslerine Bahçeşehir Üniversitesi’nde “İleri Oyunculuk” Yüksek Lisansı ile devam ettim. Şimdi ise Uludağ Üniversitesi’nde Yönetim ve Organizasyon Doktora ve Anadolu Üniversitesi’nde Sosyoloji Lisans Programı’na devam ediyorum. Bir finans şirketinde satış ve eğitim ve iç iletişim yöneticisi pozisyonlarında çalıştıktan sonra, kendi işimi yapma hayalimle P4 Training’i kurmaya karar verdim. 2016 yılından itibaren de Beyza ile birlikte yolculuğumuza güçlü bir şekilde devam ediyoruz.

P4 Training’i tanıyabilir miyiz?

P4 Training, gücünü kendimizin belirlediği 4 metottan alan (Play, Perform, Produce, Practise) çalışan bağlılığına, çalışan markasına ve çalışan aidiyetine dokunan her konuda müşterilerine destek verebilen bir şirkettir. Müşterilerimizle aynı dili konuşuyor, onları dinliyor ve onlara tam istedikleri hizmeti sunuyoruz. Jenerik gibi gözüken uygulamaları müşterinin ihtiyaçlarına göre şekillendirip, kendi deneyimimizi de katarak farklı, şirkete özel ve eğlenceli hale getiriyoruz. Bizim için en önemlisi müşterinin ihtiyacını doğru anlayarak, en doğru hizmeti sunabilmek. Günümüzde herkesin acil ihtiyaçları oluyor ve biz P4 Training olarak bu ihtiyaçlara en kısa zamanda, en doğru şekilde yardımcı olmak için müşterilerimizin yanlarında oluyoruz. Biz tedarikçileri olarak değil, ekip arkadaşları olarak hizmet veriyoruz. En büyük avantajımız, eskiden müşteri olarak talep ettiğimiz masadan kalkarak, müşteriyi anlamak üzere konumlanan bir masaya geçmek, yani talep edenden talep edilene geçmek. O nedenle aynı dili çok rahat konuşabiliyoruz ve böylece dertlerini, taleplerini, ihtiyaçlarını daha rahat anlayabiliyoruz.

P4 Training ne gibi hizmetler sunuyor?

Vizyonumuz, sürekli gelişen ve fark yaratan yöntemler kullanarak, başarılı ve mutlu organizasyonlar ve çalışanlar yaratmak. Hitap ettiğimiz kitle yeni nesil. Yeni nesil demek sürekli kendini geliştirmek, öğrendiği her şeyi deneyimlemek, zamanı etkin kullanmak ama bir o kadar da hızlı tüketmek, teknolojiyi hayatın her alanında kullanmak, ne istediğini ama en önemlisi de nasıl istediğini bilmek ve farklı açılardan bakabilmek demek. Biz de bu talebe karşılık hızlı, kaliteli, sürekli öğrendiğimiz ve öğrenmekten vazgeçmediğimiz, yurt dışı benchmarklarla da kendi donanımımıza özen gösterdiğimiz, fark yaratan eğlenceli uygulamalarla hayatlarına dokunmayı amaçlıyoruz.

Çalışan bağlılığı, çalışan mutluluğu ve çalışan motivasyonu konularına dokunan her noktada şirketlere destek oluyoruz. Bu noktaları da “Takım Çalışması” ve “İç İletişim Faaliyetleri” olarak 2 ana başlıkta topluyoruz.

Takım Çalışması aktivitelerimizle gerçekleştirdiğimiz “simülasyonun”, gerçek iş hayatlarında nasıl etkili olduğunu ve nasıl doğru adımlarla yürüyebileceklerini “yaşayarak öğrenme” deneyimiyle gösteriyoruz. Outdoor ve Indoor olarak gerçekleştirdiğimiz “yaşayarak öğrenme” aktivitelerimiz ile takım olarak birlikte çözüm üretilen, katılımcıların seyirci ya da dinleyici değil aktif katılımcı oldukları, deneme – yanılma ve paylaşma fırsatları buldukları eğlenceli deneyimler yaşatıyoruz.

Sosyal sorumluluk projeleri en değer verdiğimiz projeler arasında yer alıyor. Bir çocuğun hayali olan bisikleti kendisine hediye etmek, boyasız kırık dökük bir okulu boyayarak okulları renklendirmek, engelliler için tekerlekli sandalye yapmak, ihtiyacı olan çocuklara okul ihtiyaçlarını karşılayacak çanta hazırlamak ve minik dostlarımız hayvanlar için kulübe yapmak gibi projeleri şirketlerle buluşturuyoruz. Çalışanların yoğun çalışma saatleri sebebiyle bireysel olarak yapamadıkları bağışları, ihtiyaç sahibi bireylere şirketlerinin desteğiyle yapmaları ve onları bir an olsun mutlu etmeleri günümüzde çok kıymetlidir. Aynı zamanda da şirket aidiyetini, çalışan motivasyonunu, ekip çalışmasını ve bireysel tatmini yükselten, değer yaratan önemli araçlardan biridir. O nedenle bu tarz sosyal sorumluluk projeleri hep önceliğimiz halindedir.

 

İç iletişim faaliyetlerimizle de çalışanın şirket aidiyetini ve bağlılığını yükseltecek ve motive olarak çalışmalarını sağlayabileceğimiz birbirinden keyifli etkinlikler ile “Mutlu Çalışanlar” yaratmak arzusundayız. “Mutlu Çalışan” demek “Başarılı Şirket” demektir ve çalışanına yatırım yapan ve ona değerli olduğunu hissettiren şirketlerle ortak bir noktada buluşup, kendilerine çözüm ortağı oluyoruz.

Ayrıca festival & fuar aktiviteleriyle de müşteri deneyimini ön planda tuttuğumuz ve günün sonunda firmaların kendi tanıtımlarını yaptıkları farklı ve yaratıcı aktivite veya atölyelerle müşteri ve şirketleri buluşturuyoruz.

P4 Training olarak şirket yapılanmanızdan bahsedebilir misiniz?

Şirketimizde müşterilerimizi “kurumsal şirketler” ve “acenta & ajans” olarak 2 gruba ayırıyoruz. Bu şekilde ihtiyaçları ayrı ayrı yönetiyoruz. Tasarımlarımızı tamamen kendi ekibimiz yapıyor. Paylaştığımız görsellerden, site tasarımına kadar kendi içimizde tasarlıyoruz. Bununla birlikte müşterilerimize daha iyi hizmet sunabilmek için Antalya’da da bir ofisimiz bulunuyor. Böylelikle yapılacak aktiviteler için daha hızlı aksiyon alabiliyoruz. Bizim için en önemli nokta iletişim ve ulaşılabilirlik. Her an ve her ihtiyaç için iletişim halinde ve ulaşılabilir olmak durumundayız. P4 Training ekibi olarak işini severek ve heyecanla yapan insanlarız. O yüzden uçsuz bucaksız hayal gücümüz, sonsuz umudumuz ve eğlenceli kişiliklerimiz var. İşi ciddiye alıyoruz ama işimizin eğlenceli olduğunu da unutmuyoruz. Çünkü biz insanları mutlu etmek, daha iyiye koşmalarına yardımcı olmak ve başarının anahtarlarının yerini göstermek üzere projeler yapıyoruz. O yüzden de sorumluluğumuzu bilerek işimizi çok seviyor ve işimizi hayatımızın önemli bir parçası olarak görüyoruz.

Geride kalan 2017 yılı sizin için nasıl geçti? 2018’den beklentileriniz nasıl?

Açıkçası 2016 yılından daha iyi geçtiğini söyleyebiliriz. Ülkede istikrar olduğu sürece yatırımlar ve talepler artıyor bu da tabi ki piyasaya olumlu yansıyor. 2018 yılında ise 2017’deki gelişimin devam edeceğini düşünüyoruz. Kafamızda yapmayı planladığımız birçok konu var. 2018’de de atılımlarımız ve büyümemiz devam edecek.

 

MICE sektörünün mevcut durumu ve geleceği ile ilgili görüşlerinizi paylaşır mısınız?

MICE sektörünü, ciddi bir potansiyeli olan ve her sene bu potansiyeli ortaya çıkararak kendini geliştiren bir sektör olarak tanımlayabiliriz. İstikrarlı bir ekonomi, doğru yatırımlar ve belirlenecek ortak değerler ile gelecekte potansiyelinin tamamına erişeceğini düşünüyoruz.

ACE of M.I.C.E. Exhibition by Turkish Airlines ve ACE of M.I.C.E. Awards’un sektöre katkılarını nasıl görüyorsunuz? Görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

ACE of M.I.C.E. Exhibition by Turkish Airlines, kurulduğu ilk günden itibaren yaratıcılığın ön plana çıktığı, tüm sektör paydaşları olarak iletişim halinde olmamızı sağlayan büyük bir platform. En iyilerin ödüllendirilmesi ile de başarılı uygulamaların takdir edildiği, iletişimin arttığı, paydaşlar arası önemli bir sinerjinin oluştuğu önemli bir yapılanma.